Doğurganlık çağındaki bir çiftin herhangi bir doğum denetim yöntemi kullanmadan, en az bir yıl tertipli cinsel ilişkiye girmesine rağmen gebeliğin oluşmamasına “kısırlık” (infertilite) denir. Daha önceden hamile kalmış veya çocuğu olan bir çiftin, istemesine karşın gebe kalamamasına ise “sonradan gelişen kısırlık” (sekonder infertilite) denir.

Üreme çağındaki evli çiftlerin ortalama % 10-15 kadarında kısırlık mevcuttur. Kısır çiftlerde yapılan incelemelerde %40’ında nedenin erkekte, %40 kadarında hanımda, %10’unda hem adam hem kadında olduğu belirlenmiştir. %10 çiftte ise herhangi bir neden bulunamamaktadır. Bu duruma açıklanamayan kısırlık denilir. Gelişmiş toplumlarda eğitim ve kariyer beklentileri nedeniyle çocuk isteğinin ileri yaşlara ertelenme eğilimi mevcuttur. Hanımlarda 30’lu yaşların sonları ve 40’lı yaşların adım atarında yumurtalık rezervleri ve doğurganlık kapasitesi azalmaya başlar. Bu konum daha fazla çiftin yardımcı üreme yöntemlerine (tüp bebek) başvurması sonucunu doğurur. Ülkemizde kısırlık sadece ilgili çifti değil, geniş bir toplumsal çevreyi de etkilemektedir. Özellikle tedavi sürecinin uzadığı durumlarda, bu çiftler üstlerinde çok büyük bir sosyal ve psikolojik baskı hissetmektedirler. Aslen bu durum da tedavi sürecine negatif tesir yapmaktadır.

Kısırlık sebebiyle başvuran çift nasıl değerlendirilir?

Çift birlikte değerlendirmeye alınır. Cinsel hayatları, beraberlik sıklıkları sorgulanır.
1.) Öncelikle erkekte meni tahlili (spermiogram) istenir. Üç normal cinsel perhizden sonra yapılan meni tahlili değerlendirilir. Miktarı 2 ml den fazla, hücre sayısı (sperm) ml. De 20 milyondan fazla, hücrelerin hareketlilik oranı % 50′ den fazla, normal hücre oranı % 30’dan fazla olmalıdır. Meni tahlilinde anormallik tespit edilen kişiden bir süre sonrasında ikinci bir tahlil istenir ve değerlendirilmek üzere bir üroloji uzmanına gönderilir.
2.) Kadındaki kısırlık nedenleri 4 başlık altında incelenebilir.
A.) Yumurtlama bozuklukları: Kadındaki kısırlık sebeplerinin %30-40 kadarını oluşturur. Hanımın adet düzeni normal, adet döngüsü 25-35 günler içinde ise ( bir adetin ilk gününden diğer adetin ilk gününe kadar geçen süre) genellikle yumurtlama problemi gözlenmez. Kadında yumurtlamayı tespit edebilmek için vücut ısısı takibi, adetin 21-23. Günlerinde progesteron hormonu bakılması, beklenen adet kanamasından 3-4 gün önce rahim içinden örnekleme (endometriyal biyopsi) yapılması, ultrasonografi ile yumurtlama hücresinin takibinin yapılması şeklinde yöntemler kullanılabilir. Ayrıca FSH, TSH ve prolaktin hormonlarının bakılması gerekmektedir.

Ultrasonografi ile yumurta hücresi takip edeni

B.) Yumurtalık kanalları (tuba uterina) ve karın iç zarına (periton) ilişkin nedenler: hanım kısırlığındaki nedenlerin % 30-40 kadarını oluşturur. Kanallardaki başlıca problemler, daha önce geçirilmiş iltihabi hastalıklar, endometriozis yada geçirilmiş ameliyatlara bağlı gelişen yapışıklıklar ve tıkanma nedeniyle doğar.
Yumurtalık ve kanal çevresinde gelişmiş yoğun yapışıklıklar.
Karın iç zarında (periton) endometriozise bağlı odaklar ve yapışıklıklar da gebeliği olumsuz etkisinde bırakır.
Rahim peşinde, yumurtalık ve kanalların çevreında endometriozise bağlı yapışıklıklar.
Kanalların değerlendirilmesi ve endometriozis teşhisi için rahimin ilaçlı filmi (histerosalpingografi-HSG) ve laparaskopi yapılmalıdır.
C.) Rahimden meydana gelen faktörler: Belli sayı ve büyüklükteki myomlar, polipler, rahim içi yapışıklıklar (kürtajlardan sonra gelişebilir) ve rahimdeki doğumsal anomaliler kısırlığa sebep olabilir.
Rahimden kaynaklanan faktörlerin teşhisi için rahimin ilaçlı filmi (HSG), ultrasonografi bazen de MRI kullanılabilir.
D.) Rahim ağzından kaynaklanan sebepler (servikal faktör): Olguların %5 kadarından sorumludur. Bu bölgedeki bazı negatif faktörlerin adam hücresinin (sperm) geçişini negatif etkilemesi sebebiyle oluşur. Cinsel birleşme sonrası yapılan bazı testlerle değerlendirilir.
E.) nedeni belirlenemeyen olgular: tüm bu incelemelere rağmen bir sorun tespit edilemeyen kısırlık vakaları da mevcuttur. Bunlara “açıklanamayan kısırlık” vakaları denir. %10’luk bir orana sahiptir.

Kısırlığın tedavisi nasıl yapılır?

B.) Rahimdeki myom, polip, yapışıklık ve doğumsal anomaliler değişik ameliyat teknikleri ile tedavi edilebilir.
C.) Rahim ağzından kaynaklanan problemlerde aşılama önerilir.
D.) Sebebi bilinmeyen kısırlık vakalarında da aşılama yada tüp bebek tedavileri önerilir.
Tedavi altta yatan nedenlere bakılırsa yapılır.
1-) erkeğin tedavisi ürologlar tarafında düzenlenir.
2-) Kadındaki yumurtlama bozuklukları ilaçlarla tedavi edilir
a.) Kanallar tamamen tıkalı, hanım genç ve birden fazla çocuk istiyorsa, ameliyatla kanalların açılması denenebilir. Bu yöntem uygun değilse yardımcı üreme teknikleri (tüp bebek) önerilir. Endometriozise bağlı çikolata kistleri, yapışıklıklar ve diğer lezyonlar laparaskopi ile tedavi edilebilir.

Tedavi yönteminin belirlenmesinde kadının yaşı, kısırlık süresi, tedavi sürecine tahammül edebilme şeklinde faktörler rol oynar. Sebebi bilinmeyen uzun devam eden kısırlık vakalarında çiftlerin üzerinde çok yoğun bir psikolojik baskı vardır. Bu da tedavi sürecini negatif etkiler. Ruhsal baskının en güzel örneğini, bu çiftlerin çocuk beklentisi kalmadıktan birkaç yıl sonra kendiliğinden çocuk sahibi olabilmeleri göstermektedir. Hakikaten seneler boyu tedavi görüp, umutlarını kaybeden çiftler, bir süre sonra kendiliklerinden çocuk sahibi olabilmektedirler.

Tipik ağrı nöbetleri; çoğu zaman dinlenme halinde veya sakin durumda etkili olur; genellikle gece veya sabah erken saatlerde görülür. Ani başlangıçlıdır. Yanlarda (lumbar bölgede) gittikçe artan ağrı başlar, karın bölgesine doğru yayılır. Kasıklara, testis yada labialara yayılabilir. Ağrı kıvrandırıcıdır ve ağrı varlığında sakin durmak imkansızdır. Taşa bağlı ağrınız var ise; oturur, kalkar, yürür, uzanır ve rahatsız eden şeyden kurtulmak için devamlı hareket edersiniz.

Başka ne şeklinde emareler olabilir?

Tipik olan ağrı ile beraber idrar şikayetleri de olabilir. İdrar yapma ile yanma hissi, idrarın kırmızımsı veya pembe renkte, kanlı gelmesi görülebilir. Taş hastalarında, tıkanıklığa bağlı olarak farklı derecelerde enfeksiyonlarda sık görülmektedir. Ağır enfeksiyon tablosu oluşabilir bu durumda bulantı kusma ve ateş sıklıkla vardır.

Tüm taşlar direkt filmlerde görülebilir mi?

Taşların çoğunluğunun direkt filmlerde değişken derecelerde görülebilmesine karşın bu filmlerde görülmeyen taşlar da vardır. Ek olarak bu filmlerde taşların görülebilmesi için belirli boyuta ulaşması gereklidir.

Nasıl tanı konur?

Taşların birçoğunun belirlenebildiği ergonomik bir tanı yöntemi olan ultrasonografi ek olarak böbreklerin değerlendirilmesine olanak tanır. Beraberinde idrar tahlili ile idrar özellikleri, kristal varlığı, kanama ve enfeksiyon olup olmadığı belirlenir. Gerektiğinde ve girişimsel tedavi şekilleri düşünülen hastalar da IVP (ilaçlı böbrek filmi-kontrastlı üriner sistem grafisi) çekilebilir. Tomografinin gerekli olduğu durumlar da vardır.

Böbrek taşında tedavi alternatifleri nelerdir?

Böbrek taşları; seçilmiş hastalarda belirli bir boyuta kadar ESWL( Extracorporeal Shock-Wave Lithotripsy)(Taş Kırma) ile tedavi edilebilir. Cerrahi yöntemlerden Perkütan Nefrolitotomi şeklinde kapalı ameliyatlar ve açık ameliyatlar da uygulanmaktadır.

Taş hastalığının tedavisinde;

İdrar yolu enfeksiyonları önleme veya tedavi etme,
Taş analizi sonucu taşın içeriği öğrenilerek diyetin düzenlenmesi,
Gerekiyorsa metabolik araştırma yapılarak taş oluşum nedenin bulunması ve tedavi edilmesi önem taşır.

Üreter taşları

Üreter taşları hangi şikayetlere yol açar?

Üreter taşlarında şikayetler ağrı, bulantı kusma şeklinde olabilmektedir. Üst üreter taşlarında ağrı yan bölgede olup, sırta ve kasığa doğru yayılır, testislere vurabilir. Alt üreter sırta ve kasığa doğru yayılır, testislere vurabilir. Alt üreter taşlarında ek olarak idrar yapma ile yanma , sık idrara çıkma, acil işeme isteği olabilir ve penis köküne, vajinaya vurabilir.

Nasıl tanınır?

Direkt film ile veya ultrasonografi ile belirlenir. İntravenöz pyelografi (IVP-ilaçlı böbrek filmi) ile idrar yolları ve böbreğin durumu incelenebilir. İdrar tahlili ile kanamanın, enfeksiyonun varlığı belirlenir.

Üreter taşlarının düşme olasılığı var mıdır?

Her üreter taşı bir girişimi gerektirmeyebilir. Genel olarak üretere dışardan bir bası yada içerde bir darlık yoksa çapı 4-5mm taşların kendiliğinden düşme mümkünlığı yüksektir. Bu çaptaki üst üreter taşlarının % 29-98’i, distal üreter taşlarının %78-98’i, düşebilmektedir. Daha önce taş düşürmüş olanlarda sonradan gelişen taşların düşmesi daha basit olabilmektedir.

Hangi durumlarda bir girişim gereklidir?

Üreter taşlarında girişim yapma kararı vermede önemli bir ölçü böbreğin gördüğü hasar durumudur. Eğer böbrekte çalışma bozukluğu, enfeksiyon, ciddi derecede böbrek genişlemesi(şişmesi) benzer biçimde durumlar var ise veya tek böbreklilerde veya diğer böbrek çalışması bozuk ise girişim için süre kaybedilmemelidir. Kendiliğinden düşmenin tolere edilemediği ve iş veriminin düştüğü durumlarda da girişim yapılabilir. Tam üreteral tıkanıklık var ise iki haftadan önce girişim yapılması şarttır, 6 haftayı geçerse böbrekte geri dönülmez hasar gelişir.

Ağrının geçmesi her vakit taşın düşmüş olduğunu mu gösterir?

Ağrının kaybolması çoğu süre iyileşme olarak algılamaktadır, bu konum son aşama tehlikelidir. İdrar geçişine engel olmasının yarattığı böbrek hasarı unutulmamalıdır. Küçük taşlar hareketli olmaları sebebiyle daha fazla ağrı ve şikayete yol açabileceği, büyük taşların ise hareketsiz olmaları sebebiyle daha azca ağrı yaptıkları bilinmelidir.

Nasıl tedavi edilir?

ESWL(taş kırma) ve endoskopik (kapalı) veya açık cerrahi yöntemler tercih edilir. Taşın ebatlarına, yerine ve idrar kanalları ile böbreklerin durumuna nazaran belirlenir.

Eşinizle ve ailenizle olan sağlıklı ilişkiler hayatınızı iyileştirebilir ve her insanın kendilerini iyi hissetmesini sağlayabilir. Yalnız olsa olmazlar; sağlıklı ilişkiler kurmak ve onları sağlıklı tutmak için çalışmaya ihtiyaç duyar. Bir ilişki içine ne kadar olumlu çaba harcarsanız, o denli sağlıklı olması gerekir.

Sağlıklı Bir ilişki Belirtileri

Sağlıklı ilişkilerdeki insanoğlu birbirlerini sever ve destek sunar. Hem duygusal hem pratik olarak birbirlerine yardım ederler. İyi zamanlar ve kötü zamanlar için birbirimiz için vardırlar.

Sağlıklı ilişkiler çoğu zaman şunlara dayanır:

Saygı ve güven
Eşitlik
Hem ortak bununla birlikte bireysel çıkarlar
Dürüstlük
Bakım

Sağlıklı İlişkilerin Faydaları

Sağlıklı ilişkileri olan kişilerin, kendilerini daha mutlu ve hayatlarından memnun hissetme olasılığı daha yüksektir. Fizyolojik ve zihinsel sağlık sorunları olasılığı daha düşüktür.

Sağlıklı ilişkiler şunları yapabilir:

Kıymet ve ilişki duygunuzu arttırın
Sana güven ver
Yeni şeyler denemek ve kendiniz hakkında daha fazla data edinmek için sizi destekliyoruz.

Sağlıklı Bir İlişkide İletişim

Sağlıklı bir ilişki içinde olan insanoğlu düzenli olarak birbirleriyle konuşuyor ve birbirlerini dinliyorlar.

Yanlış anlaşılmalar olabilir ve bu da insanların üzülmesine, yaralanmasına veya aklının karışmasına niçin olabilir.

Söylemek istedikleriniz hakkında net olmak en iyisidir. öteki ferdin ne dediğini anlamak için gerçek bir çaba sarf etmek.

Sırf birbirinizi sevmeniz, iyi iletişim kurabileceğiniz veya diğerlerinin ne organize ettiğini bildiğiniz anlamına gelmez.

İlişkinizde daha açık iletişimi teşvik etmek için:

Birbirleriyle konuşmak için süre ayırın
Kendini başkalarının yerine koy
Neler olup sona erdiğini yada nasıl hissettiğinizi anlamak için öteki kişiye güvenmeyin
Birbirinizi dinleyin ve öteki kişinin onları dinlediğinizi bildiğinden kesin olun.
Öteki bireyin söylediklerini bitirmesine izin ver
Dürüst ve saygılı şeyler hakkında konuşun
Çok savunucu olmamaya çalış
Sakin ol ve saldırmamaya çalış.

İlişkinizi Beslemenin Diğer Yolları

Eşinizle veya ailenizle ilişkinizi geliştirmek için yapabileceğiniz başka şeyler var. Yapabilirsin:

Yanlış olduğunda özür dile
Şefkatli ol ve takdir göster
İlişkiyi bir öncelik haline getir
Ortak ilgi alanları geliştirmek
Kendin hakkında iyi sezmek için çalış
İkinize de yardımcı olacak çözümler bulmaya çalışın
Gelecek için planlar yapın.

İlişki Problemi Mi Yaşıyorsunuz?

Bir ilişkide iniş ve çıkışların olması normaldir. Farklı fikirlere haiz olmak da normaldir. İlişkiler ve insanoğlu vakit içinde değişir.

Bir kişi diğerinden daha fazla güce sahipse veya o fert ağzı bozuk veya şiddetli ise ilişkiniz sağlıklı değildir.

Bir İlişki bittiğinde
Bir ilişkinin sonu çok acı bir zaman olabilir. Uzun soluklu ilişkisi düzelen ve hayatlarını tekrar bir araya getiren insanlar için 2-3 yıl sürebilir. Bazı insanoğlu bu süre zarfında ciddi sıhhat ve duygusal problemler geliştirir.

Ağrılı adet görme (Dismenore) alt batın bölgesinde zonklama veya kramp şeklindeki sancılı adet dönemleri olmasıdır. Birçok kadın adet dönemlerinden hemen önce ve adet görürken bu tür kramp sancıları yaşar.

Ağrılı Adet Görme
Ağrılı adet dönemleri çoğu hanım için can sıkıcı olsa da bazı kadınlarda cinsel aktiviteleri kısıtlayacak kadar şiddetli olabilir.

Endometriozis veya rahim miyomları benzer biçimde durumlar adet sancılarına neden olabilir. Nedene yönelik tedavi ağrıyı azaltma açısından kilit noktadır. Başka bir sebepten kaynaklanmayan tane sancıları yaşla birlikte azalma eğilimindedir. Doğumdan sonra çoğunlukla kendiliğinden geçer.

Ağrılı Adet Belirtileri
Sancılı adet görme belirtileri şunlardır;

Alt batında yoğun hissedilen zonklama veya kramp şeklindeki ağrılar,
adet zamanından birkaç gün önce başlamış olan ağrı, adetin başlamasından 24 saat sonrasında pik yapar ve birkaç gün içinde azalır,
Donuk şekilde sürekli olan ağrılar,
Bel ve bacaklara yayılan ağrı.
Bazı kadınların ek olarak;

Baş ağrısı,
Baş dönmesi,
Mide bulantısı,
İshal.
Ağrılı adet Görme sebepleri
adet devri süresince, rahim içi zar gebeliğe hazırlanmak için dökülerek vajinal yoldan dışarı atılır. Rahim içi zarın dökülmesi, ağrı ve inflamasyonda rol oynayan hormon benzeri maddeler (prostaglandinler) ile sağlanır. Bu maddeler rahim kaslarındaki kasılmaları düzenler. Yüksek prostaglandin düzeyleri, şiddetli tane krampları ve ağrılı adet görme ile ilişkilidir.

Ağrılı adet görme sebepleri şunlar olabilir;

Rahim miyomları: Rahim duvarındaki bu iyi huylu kitleler ağrıya niçin olabilir.

Pelvik inflamatuar hastalık: Üreme organlarını içeren bu tür enfeksiyonlara çoğu zaman cinsel yolla bulaşan bakteriler yol açar.

Endometriozis: Rahim içini kaplayan doku en yaygın olarak fallop tüplerine, yumurtalıklara yada alt batını kaplayan dokulara giderek yapışabilir. Buna endometriozis denir.

Adenomyozis: Rahim içini kaplayan doku, rahmin kas duvarları içine yerleşirse buna adenomyozis denir.

Rahim ağzında darlık: Bazı kadınlarda, rahim ağzı, rahmin içinde ağrılı bir basınç artışına niçin olacak şekilde dar ve küçüktür. Bu da tane akışını engelleyerek ağrıya niçin olur.

Ağrılı adet Görme Risk Faktörleri
Aşağıdaki durumlarda tane krampları riski artabilir;

Ergenliğe erken yaşta girmek (11 yada daha minik yaşta),
Adet dönemlerinde ağır kanama (menoraji),
Düzensiz tane kanamaları olması (metroraji),
30 yaşından minik olmak,
Ailenizde adet sancıları öyküsü olması,
Sigara kullanıyor olmak.

Dismenore Komplikasyonları
Ağrılı adet görme okul, iş ve sosyal aktiviteleri sınırlandırabilir. Bununla beraber, ağrılı adet görme ile ilişkili miyom, polip, endometriozis gibi bir hastalığınız varsa, doğurganlık problemleri yaşayabilirsiniz. Pelvik inflamatuar hastalık, fallop tüplerinde hasar yaratabilir. Bu konum rahim dışında döllenmiş olan yumurtanın tüplere yerleşme riskini artırabilir (ektopik gebelik).

Dismenore Tansı

Dismenore tanısı tıbbi hikaye ve fizik muayene ile yapılır. Fizik muayene ile üreme organlarındaki anormallikler ve enfeksiyon emareleri araştırılır.

Tabip fizik muayene ondan sonra gerek duyar ise başka kontrol ve görüntüleme yöntemleri de ister;

Ultrason: Ultrason ile ses dalgaları kullanılarak rahim, serviks, fallop tüpleri ve yumurtalıklar hızlı ve kolay bir şekilde görüntülenir.

Diğer görüntüleme yöntemleri: BT veya MR görüntüleme daha çok ayrıntı ile ultrasona ek katkı sağlayabilir. Altta yatan hastalıkların saptanmasında yardımcı olabilir. BT X-ışını ile vücudumuzdaki kemik, organ ve öteki yumuşak dokuların kesitsel görüntülerini oluşturur. MRG ise radyo dalgaları ve güçlü bir manyetik alan kullanarak yumuşak dokuların detaylı görüntülerini oluşturur. Her iki görüntüleme yöntemi sıradan ve ağrısızdır.

Laparoskopi (Kapalı Ameliyat): Adet sancılarını teşhis etmek için çoğu zaman gerekli olmasa da, laparoskopi endometriozis, yapışıklıklar, miyomlar, yumurtalık kistleri ve ektopik gebelik benzer biçimde altta yatan bir hastalığı tespit etmeye yardımcı olabilir. Laparoskopi ile tabip karın boşluğunu ve üreme organlarını, karnınızda küçük kesiler yaparak ve ufak bir kameralı sistem kullanarak fiber optik tüp ile görüntüler.

Ağrılı Adet Görme Tedavisi
adet sancılarınızı hafifletmek için doktorunuz şunları önerebilir:

Ağrı kesici ilaçlar: Doktorun reçete ettiği bazı ağrı kesicilerin adet periyodunun başlamasını beklemeden birgün önce başlayan düzenli dozlarda kullanımı adet sancılarını kontrol etmeye yardımcı olabilir. Bu ağrı kesiciler adetin başlangıcında alınabilir. Ek olarak semptomların hissedildiği anda alınarak iki ile üç gün boyunca doktorun belirttiği şekilde semptomlar gidene kadar kullanılabilir.

Hormonal doğum denetimi: Ağızdan alınan doğum kontrol hapları, yumurtlamayı önleyen ve tane sancılarının şiddetini azaltan hormonlar içerir. Bu hormonlar başka şekillerde de verilebilir. Bunlar; Enjeksiyon, cilt yaması, kolunuzun derisinin altına yerleştirilmiş bir implant, vajinaya yerleştirdiğiniz esnek bir halka veya rahim içi bir cihaz (RİA) şeklindedir.

Ameliyat: tane sancılarına endometriozis veya miyom gibi bir bozukluk neden oluyorsa, sorunu düzeltmek için ameliyat gerekebilir. öteki yaklaşımlar semptomları hafifletmezse ve çocuk sahibi olmayı planlamıyorsanız, rahmin cerrahi olarak çıkarılması da bir seçenek olabilir.

Yaşam biçimi değişiklikleri
yeterli uyku süresi ve dinlenme yanı sıra, adet sancılarını hafifletebilecek şeyler şunlardır;

Cinsel ilişki de dahil olmak üzere fiziksel aktivite ve egzersiz, bazı hanımlar için adet kramplarını hafifletmeye destek sunar.
Sıcak bir banyoda bekletmek, bir ısıtma yastığı, sıcak su şişesi veya alt batına ısı yaması kullanmak tane kramplarını hafifletebilir.
Bazı çalışmalar E vitamini, omega-3 yağ asitleri, B-1 vitamini (tiamin),B-6 vitamini ve magnezyum takviyelerinin adet sancılarını azaltabileceğini göstermiştir.
Ruhsal stres, tane sancıları ve komplikasyonlarını artırabilir. Bu yüzden stresi mümkün olduğunca azaltın.
Alternatif Yöntemler
adet sancılarını tedavi etmek için birçok alternatif tedavi, uzmanların bunları önerebileceği kadar çalışılmamıştır. Bununla birlikte, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bazı alternatif tedaviler yardımcı olabilir;

Akupunktur: Akupunktur uygulamasında vücudunuzdaki stratejik noktalara cildinizden ince iğneler yerleştirilir. Bazı çalışmalar akupunkturun adet sancılarını hafifletmeye yardımcı bulunduğunu göstermiştir.

Transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu (TENS): TENS cihazı, içinde elektrot bulunan yamalar kullanarak cilde bağlanır. Elektrotlar sinirleri uyarmak için değişen seviyede elektrik akımı sağlar. TENS, ağrı sinyalleri için eşiği yükselterek ve vücudunuzun doğal ağrı kesicilerinin (endorfinler) salınmasını uyararak çalışır. Çalışmalar, TENS’in menstrüel kramp ağrısını hafifletmede plasebodan daha etkili olduğu göstermiştir.

Bitkisel ilaç: Piknogenol, rezene veya kombinasyon ürünleri şeklinde bazı bitkisel ürünler adet sancılarında rahatlama sağlayabilir.

Akupresur: Akupunktur benzer biçimde, akupresür de vücuttaki belirli noktaları uyarmayı içerir. Ancak iğneler yerine cilt üzerine hafif bir baskı kullanılır. Akupresür ve tane sancıları üzerine araştırma sınırlı olsa da, akupresürün ader ağrılarını hafifletmede plasebodan daha etkili olabileceği görülmüştür.