Cinsel sorun çeken kişiler bu problemleri için bazı alternatif çözümler arıyorlar. Bu alternatif çözümlerin başlangıcında kremler, haplar ve jeller geliyor. Doğal ki her cinsel performans artırıcı ürün kesin etkili diyemiyoruz. Çünkü piyasa da oldukça çok sahte cinsel arzu arttırıcı ürünler merdiven altında üretim yapıyor. Bu ürünler insanların sağlığına zarar veriyor. Cinsel arttırıcı ürün olan ve son derece etkili olan kamagra jeli ülkemiz de çok fazla bilinmiyor. Bu mucizevi ürün Amerika ve diğer Avrupa ülkelerin de sıkça kullanılıyor. Ülkemizde ürün hakkında bilgi sahibi olan kişiler tabii ki bulunuyor. Bu ürünü kullanmak istiyorlar. Fakat kullanmak isteyen bazı kişiler kafalarını karıştırıyor. Bu kişilerin kafalarında ki soruya yanıt olarak insan sağlığına herhangi bir yan tesiri olmadığını söyleyerek cevap verebiliriz.

Kamagra Jel etkileri nelerdir?
Kamagra jel hakkında kısa bilgi vermek istiyoruz.

Tamamen bitkisel bir üründür.
Hiçbir kimyasal karışımı yoktur.
Oldukça etkili bir jeldir.
Oral yolla kullanılır.
Kamagra jeli kullanan insanoğlu ürünün son aşama etkili ve işe yarar bir ürün olduklarını kendileri ifade ediyorlar. Ağız yoluyla alınan ürün etkisini hemen gösteriyor. Cinsel beraberlik den ortalama yarım saat önce alınan ürün 24 saat boyuncu etkisini gösteriyor. Cinsel gücü arttırdığı benzer biçimde erken boşalmayı da engelliyor.

İktidarsızlıkla Mücadelede Kamagra jel

Bir hastaneye yahut aile doktorunuza gittiğinizde iktidarsızlık sebebiyle İlk olarak ilaç tedavisine başlatılmanız mümkündür. Sadece belirtilmelidir ki;
Ferdin kendi başına ilaç tedavisine başlaması beraberinde büyük riskler getirmektedir. Birey kardiyolojik olarak bu tedaviyi almaya yeterli olmayabilir, tercih ettiği ilacın ihtiva ettiği maddelerden birine karşı alerjisi bulunabilir, mevcut hastalıklarından biri dolayısıyla ilaç farklı bir tepkiye yol açabilir yada ağır yan etkilerinden biri kişide vuku bulabilir.
Kişinin iktidarsızlık türünün sertleşmeyi sağlayamama, cinsel isteksizlik yada erken boşalmadan hangisi olduğu saptanmalı ve ona göre tedavi uygulanmalıdır.
Ferdin yaşam değerlerinin (kan basıncı, nabız gibi) ve kardiyolojik değerlendirmesinin ilaç kullanımı için uygun olması gerekir. Ciddi yan etkilerle karşılaştığınızda doktorunuza belirtmekte acil ediniz.

İlaç kullanılamadığı ya da işe yaramadığı durumlarda iğne tedavisi kullanılır. Burada penise çeşitli ilaçlardan seçileni enjekte edilir ve ortalama 15 dk. İçinde ereksiyonun oluşması görülür. Ereksiyonun 6 saatten uzun sürmesi halinde tıbbi müdahale yapılması gerekir aksi takdirde kalıcı iktidarsızlık meydana gelebilir.
Bazı hastalarda iktidarsızlık hormon bozukluğundan ötürü meydana geldiği için bu durumda hormon tedavisi uygulanır. çoğu zaman eksik olan hormon testosterondur ve bunun giderilmesi için tedavi yapılır.
Penisle ilintili damarlarda bir hasar ya da bozukluk olması durumunda bu damarlar cerrahi müdahale ile düzeltilir ve mesele çözülür. Gene şok tedavisi ile yeni damar oluşumu sağlanarak iktidarsızlık çözümlenebilir.
Penisin içine protez takılması da tedavi türlerinden biridir. Sadece belirtilmelidir ki protez ameliyatında penisten bir kısım dokular çıkarılacağından geri dönüşü yoktur. İyice düşünülmesi gereken bir prosedür olduğu aşikar.

En Ucuz Kamagra Jel Eczanede Satılır Mı?

Sildenafil muadilleri arasında yer alır ve denk olduğundan uygun fiyatlara satılır. Hindistan’da üretim yapan Ajanta Pharma adlı eczacı şirket tarafınca üretilir. İngiltere, Fransa, Almanya, Amerika başta birçok ülkeye Kamagra Jel satışını yaparlar. Uluslararası çözüm bu kutuda.
Ajanta Pharma’dan satın aldığı ürünleri en uygun fiyata Türkiye’ye getirir ve böylece kullanıcıların beğenisine sunar.

En yaygın yan tesirleri?
En bilindik yan etkilerinden birisi baş ağrısıdır. Baş dönmesi, tansiyon, bellek sorunları, sindirim ve midede ekşi his, mide problemleri benzer biçimde çeşitli yan etkiler de görülebilir.

Diğer cinsel aktivite bozukluğu ilaçları benzer biçimde alkol ile beraber alınmamalıdır. Alkol ilk kullanımdan beri cinsel aktiviteyi sağlayan organlara ve yapısına zarar verir. Böylece, her ne kadar cinsel aktiviteden önce iyi hissettirse ve gerginliğinizi alsa da uzun sürede bakıldığında ciddi sorunlara neden olur.

Alkollü içecekler en bilinen ereksiyon sorununa neden olan bileşiklerden birisidir. Biradan votkaya alkol seviyesi arttıkça ne yazık ki vücudumuzda yaptığı tesir de ciddileşiyor. Böylece ereksiyon problemlerine sebebiyet verme olasılığı da artmaktadır.

Tabiplerin önerisine uyarak alkol seviyesini minimuma indirerek böylece sahip olduğunuz yahut gelecekte sahip olabileceğiniz ereksiyon sorununu en aza indirebilirsiniz.

GTN- Gliseril-trinitrat sprey ve tabletleri, isosorbide dinitrate ile kullanılmamalıdır.

Kutunun içinde çıkan prospektüsü kullanmadan önce okuyunuz. Vaktinizi alsa da okumak önemlidir. Herhangi bir yan etki görülmesi durumunda bu prospektüse başvurarak, bunu okuyarak kontrol edebilirsiniz. İstenmeyen bir durum olduğunda mutlaka doktora başvurmayı unutmayınız.

Ne işe yarar: Ereksiyon sorununu çözmek için kullanılır. Uyarı geldiği zaman penise gelen damarlar genişler ve böylece daha çok kan taşır. Fazla kan pompalanır, taşınan kan penisin büyümesini ve cinsel aktiviteye hazır hale gelmesini sağlar. Ereksiyon problemi görülen bireylerde damarlar yeterince genişlemez, enzimler yeterince üretilmez. Kamagra Jel 100 mg etkili bir şekilde bu sorunu çözer ve en özel saniyelerinizin, dakikalarınızın, saatlerinizin ereksiyon problemi ile hayal kırıklığı haline gelmesini engeller. Hayatınıza gökkuşağı şeklinde doğar, geceleriniz renklenir. Kullanım şekli nasıldır, nasıl kullanılır: Ağızdan alınır, yutulmadan ağızda tükürük ile erir. Bu yüzden oral jel olarak da bilinir. Damla şeklinde değildir.

Kim kullanır: bir tek erkekler için üretilmektedir. Erkeklerin kullanması uygundur. Bununla beraber kullanan bireylerin erişkin olması ve ereksiyon sorunu yaşaması gereklidir. Kalp hastalıkları, diyabet, kanser, hipertansiyon gibi çeşitli hastalıklara sahip bireylerin, Kamagra Jel’in içeriğindeki maddelere alerjisi olan bireylerin ve tertipli reçeteli ilaç kullanan bireylerin kullanmadan önce doktora danışması gereklidir.
Kadınlar tarafınca kullanılmamalıdır. Kadınlar kullandığı süre istenen sonuç elde edilemez, kadınların cinsel aktivite bozukluklarını düzeltmekte kullanılamaz. Bu yüzden istenmeyen sonuçlar oluşabilir. Kullanan adam bireyler haricinde karşısındaki partnerini etkilemez. Bu yüzden gebe partnerleri de etkilemez, yalnız adam bireyin penisinin cinsel aktivite için büyümesine destek verir.

Kullanıcı yorumları: Birçok birey taşıması, kana geçme süresinin kısa olması ve kullanım kolaylığı yardımıyla memnun kalmıştır. Tesiri 15 dakika içinde başladığı için diğer ilaçlara kıyasla daha az beklemeniz gerekir. Böylece kısa sürede belirli olan vakalar için anın ateşini söndürmeden kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Bir korunma yöntemi değildir, bu yüzden kondomun yerini almaz.
Türkiye’de kullanıcı yorumları
Birçok birey rahat erişimi, reçetesiz satılması ve uygun fiyatları sebebi ile Kamagra’yı tercih ediyor. Her ne kadar kullanımı baylar tarafından yapılsa da, partnerleri kadınlar da tabii ki de kullanımdan, cinsel aktivitedeki performanstan etkileniyorlar.

İstanbul’dan, Ankara’dan, Bursa’dan, Edirne’den ve Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki kadın yorumları da partnerlerinin bir o denli ateşli, bir o kadar performansının geliştiğini söylüyor. Yine yine siparişler isteniyor. Kullananlar, kullanıcı yorumları 100 mg Kamagra’nın en başarılı olduğunu söylüyor.

Tek ve Orijinal Kamagra jelly

Erkeklerin bir takım cinsel sorunları olabilmektedir. Bu problemler zaman içinde takıntı haline gelir ve kafanızda sizi kemiren bir şey varmış etkisi yaratır. İşin ayrıntılarına girildiğinde başarısız cinsel deneyimler adamların en büyük kâbusları arasındadır. Beklentilerin karşılanamaması sizi ve karşı tarafı mutsuz eder. Bu bir kusur ya da utanılacak bir vaziyet değildir sadece problemlerin üzerine gidilmeli ve çözüm yolu aranmalıdır.

Bir şeyler yapmanız takdirde de sürekli kendi kendinizi yersiniz. Boş yere üzülmeniz yerine Orijinal Kamagra Jel mucizesi yardımıyla eski sağlıklı günlerinize kolayca dönebilirsiniz. Çoğu insan bu tarz sorunların tedavisinin çok uzun alacağını veya ameliyat gerektiğini düşünür sadece gerçekte konum öyle değildir yapmanız ihtiyaç duyulan tek şey benzeri olmayan bir tesir yaratan Orijinal Kamagra Jel ile tanışmaktır. Bu hap etkileriyle sizlere sorunsuz bir cinsel edinim performansı yaşatacaktır. Natürel etkisiyle penis sertleşmesi sağlayarak en büyük problemlerinizden birini ortadan kaldırmakta ve geciktirici etkiyle size çok güzel bir gece yaşatmaktadır. Bu ürün sayesinde cinsel yaşamınız bir düzene girecek cinsel deneyimlerinizden çok memnun kalacaksınız. Firmamız sizlere bu muhteşem hapın orijinalini çok uygun fiyatlarda sunmaktadır. Sitemizi ne olursa olsun ziyaret ederek daha detaylı data sahibi olabilirsiniz. Ürünün herhangi bir negatif etkisi yoktur ve tamamen doğaldır.

Kamagra Sipariş
Siparişleriniz vermek için sitemizden faydalanabilirsiniz sorularınız ve bilmek istedikleriniz içinde bizimle iletişime geçebilirsiniz. Çok uzun yıllardır bu sektör içerisinde yer almaktayız ve uzun araştırmalar sonucunda dünyanın en etkili ürünü olan Orijinal Kamagra Jel sizlerin hizmetine sunmaya başladık. Bu ürünü tertipli olarak kullandıktan sonrasında pozitif etkisinde bırakır kalıcı olarak devam eder. Zaman içinde pozitif yönde düşünmeye başlayacaksınız, bildirişiminiz artacak, sağlıklı ve karizmatik bir hava sağlayacaksınız, cinsel olarak kafanızda yer eden düşüncelerden kurtulacaksınız.

Menopoz, kadın için kara bir dönem mi sizce? “Doğurganlık sona erdiğine, cinsel yaşam da durma noktasına geldiğine nazaran rahatça bu şekilde diyebiliriz.” Dediğinizi biliyorum. Fakat DIITTT! Yanlış cevap. Doğrusu şu; kadın, tek özelliği doğurganlık olan bir varlık değil ve menopoz, cinsel yaşamı bitirmez. Cinsel yaşamı bitiren şey, ilişkide çıkmaza girilmesi ve vazgeçilmişliktir. Ruhsal olarak etkilenmeyeceğinizi söyleyemem çünkü lohusalık şeklinde menopoz da çeşitli hormonal değişimler yaşadığınız bir süreçtir. Ancak bunlarla baş etmek ve yaşamın hızını dilediğiniz seviyede tutmanız normal olarak mümkün. Aramızda kalsın ama menopoz sonrası yatakta atağa geçen hanım sayısı hakikaten çok fazla.

Hepinizin bildiğinizi umut ettiğim üzere menopoz, adetten kesilmek ve doğurganlığın sona ermesi anlamına gelir. Fakat son yıllarda dünyada menopozu geciktirici çok sayıda ilaçtan söz ediliyor.

Kulaktan dolma bilgilerle bunları edinmemeniz ve jinekoloğunuza muayene olmanız sonrası eğer o gerek görürse ilaç kullanmanızı tavsiye ederim. Maalesef bitkisel formüller ve rastgele kullanılan ilaçlar nedeniyle ters reaksiyona maruz kalmış kadın hastalarımız azımsanmayacak kadar fazla. Sağlıklı bir yaşam şekli ve eğer verilmişse düzenli ilaç kullanımı ve genel sağlığa da dikkat ederek hastalıklara karşı korunaklı olma, menopoz yaşını ileriye atmaya yardımcı oluyor. Sadece bu menopoz geciktirme durumunun da sonsuza dek süremeyeceğini ve kaçınılmaz hatta kaçınılması da gerekmeyen sonun bu olduğunu kabullenmeliyiz.

Menopoz Sonrası Cinsellik

Cinsel açıdan menopozun bir engel olmadığını sayısız kere söylemişimdir, burada da yineleyeceğim. Menopoz, kadınlığın sonu değildir. Erkekliğin de kadınlığın da doğurganlık yahut cinsel güçle ilgisi yoktur, kadın ve erkek hayatta olduğu sürece her zaman kadın ve erkektirler. Cinsel yaşam bazı etkilenmeler yaşasa da süre gelir ve kadın bu sürecin ruhsal etkileriyle ne kadar yorgun düşerse düşsün atlatabilir. İhtiyacı olan şey anlayışlı bir partner ve kişisel istektir. Size eğer hemen hemen aklınıza gelmediyse bir avantajdan da söz etmek isterim, menopozun cinsel yaşama katkısının olduğu bir nokta bile var; hamile kalma korkusu olmadan özgürce sevişmek.

Menopoz sonrası adet kanaması olur mu?

Menopoz, hanımda yumurtalıktaki yumurtaların aktivitelerinin tamamen bitmesi sonucunda adet kanamalarının da bitmesidir. Bir kadına menopoza girdiğini söyleyebilmemiz için en az 1 yılı kanamasız geçirmesi gerekir. Son yıllara kadar menopoz yaşı 51-52 iken artık Türkiye’de ve dünyada bu yaş 50’nin altına düşmüş hatta artık 48-46 diyoruz. Bu da kulağa ürkütücü geliyor doğal olarak.

Menopoza giriş kısaca biyolojik saatin yavaşlaması sürecini anlatmadan önce bu sürecin saptanması aşamasından neler yapıldığını hatırlatmak istiyorum.

Menopoz Teşhisi

Menopoz teşhisi sürecinde;
Kan sayımı, idrar testi,
Kan yağları (total kolesterol, HDL ve LDL kolesterol, trigliserid),
Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri (ALT, AST, üre, kreatinin),
Kandaki Kalp belirteçleri (CRP, homosistein),
TSH, st3 st4: Guatr testleri,
Smear testi,
Mamografi,
Ultrason,
Kemik yoğunluk ölçümü.

Normal Menopoz Dönemi
normal menopoz döneminin dışında bir de beklenmeyen yaşlarda gelişen ve şüphelenildiğinde ne olursa olsun bir uzmana başvurulması gereken ‘erken menopoz’ vardır ki ne olursa olsun tıbbı ve acil vakadır, dikkatinizi ister.

Menopoza giriş yaşımızı seçemeyiz. İlk adet, gebelik, doğum, emzirme, korunma yöntemleri, eğitim şeklinde değişkenler bunu belirlemez. Sigaranın hızlandırdığı, alkolünse geciktirdiği bilinir. Ve maalesef annesi menopoza erken giren kadınların da ortalama o dönemlerde menopoza girmesi beklenir. Hamile kalmış ve doğum yapmış hanımların da menopoz yaşı diğerlerine göre daha geç gelir.

Bir jinekolog ve cinsel terapist olarak çalışmalarım, hanımlarda bir devrin sonlandığının işareti olarak biri olan menopozun aslen yeni bir devrin başlangıcı bulunduğunu gösterir özellikte. Kadın olmak yumurtalıkların aktiviteleri bitince bitiyorsa yanmışız hepimiz!

Tabii bu menopozu hafife almış olduğumuz anlamına gelmesin. Bu sürecin sorunlu geçtiğini kabul etmekte fayda vardır ama hafifletmek mevzusunda yapabileceklerimiz var. Hanımlar için geçici bir durum olduğu, çeşitli fiziksel ve ruhsal değişimlerle kendimizi kötü hissedeceğimizi fakat bunun başta da söylemiş olduğum gibi geçici bir süreç olduğunu, bir tek vücudun bu geçiş süresinde biraz bocaladığını kabullenerek hazırlanmalıyız bu sürece.

Beslenmede ve genel olarak hayat kalitemizi korumada, cinsel yaşamımızı sürdürmede özenli seçimler yapma mevzusunda ısrar edersek biyolojik saatimizle yarışabiliriz. Çünkü acaba menopoza mı girdim diye paranoyalara kapılarak beklemek, süreci hızlandırabilir. Bu süreçte cinsel yaşantımızı sürdürmeye gayret etmeliyiz. Partnerimizin anlayışının önemini ona menopoza girmeden önce anlatmamız, açıkça konuşmamız bu stresli süreci daha rahatlamış geçirmemizi sağlayabilir. O yaşa gelene dek hiç düşlem yapmadık mı, istediklerimizi söylemedik mi, çocuklarımızı düşünerek standart ve birazcık da karı kocalar şeklinde mi yaşadık? Evet çok mümkün. Fakat kendimizi düşünme ve kendi üzerimize titreme yaşımız, dahası ‘olgun kadın seksiliği’ devrimimiz gelmiş olabilir.

Gelen vakalarda da sıklıkla görmüş olduğumuz bir şey var ki bizler kadınlar önce bocalıyor, dünyanın dönmeyi bıraktığını düşünüyor sonrasında da kendimiz için bir şeyler yapmaya başlıyor ve daha da sosyalleşiyoruz. Bu açıdan bakıldığında evet yepyeni bir durum.

Doğurganlık çağındaki bir çiftin herhangi bir doğum denetim yöntemi kullanmadan, en az bir yıl tertipli cinsel ilişkiye girmesine rağmen gebeliğin oluşmamasına “kısırlık” (infertilite) denir. Daha önceden hamile kalmış veya çocuğu olan bir çiftin, istemesine karşın gebe kalamamasına ise “sonradan gelişen kısırlık” (sekonder infertilite) denir.

Üreme çağındaki evli çiftlerin ortalama % 10-15 kadarında kısırlık mevcuttur. Kısır çiftlerde yapılan incelemelerde %40’ında nedenin erkekte, %40 kadarında hanımda, %10’unda hem adam hem kadında olduğu belirlenmiştir. %10 çiftte ise herhangi bir neden bulunamamaktadır. Bu duruma açıklanamayan kısırlık denilir. Gelişmiş toplumlarda eğitim ve kariyer beklentileri nedeniyle çocuk isteğinin ileri yaşlara ertelenme eğilimi mevcuttur. Hanımlarda 30’lu yaşların sonları ve 40’lı yaşların adım atarında yumurtalık rezervleri ve doğurganlık kapasitesi azalmaya başlar. Bu konum daha fazla çiftin yardımcı üreme yöntemlerine (tüp bebek) başvurması sonucunu doğurur. Ülkemizde kısırlık sadece ilgili çifti değil, geniş bir toplumsal çevreyi de etkilemektedir. Özellikle tedavi sürecinin uzadığı durumlarda, bu çiftler üstlerinde çok büyük bir sosyal ve psikolojik baskı hissetmektedirler. Aslen bu durum da tedavi sürecine negatif tesir yapmaktadır.

Kısırlık sebebiyle başvuran çift nasıl değerlendirilir?

Çift birlikte değerlendirmeye alınır. Cinsel hayatları, beraberlik sıklıkları sorgulanır.
1.) Öncelikle erkekte meni tahlili (spermiogram) istenir. Üç normal cinsel perhizden sonra yapılan meni tahlili değerlendirilir. Miktarı 2 ml den fazla, hücre sayısı (sperm) ml. De 20 milyondan fazla, hücrelerin hareketlilik oranı % 50′ den fazla, normal hücre oranı % 30’dan fazla olmalıdır. Meni tahlilinde anormallik tespit edilen kişiden bir süre sonrasında ikinci bir tahlil istenir ve değerlendirilmek üzere bir üroloji uzmanına gönderilir.
2.) Kadındaki kısırlık nedenleri 4 başlık altında incelenebilir.
A.) Yumurtlama bozuklukları: Kadındaki kısırlık sebeplerinin %30-40 kadarını oluşturur. Hanımın adet düzeni normal, adet döngüsü 25-35 günler içinde ise ( bir adetin ilk gününden diğer adetin ilk gününe kadar geçen süre) genellikle yumurtlama problemi gözlenmez. Kadında yumurtlamayı tespit edebilmek için vücut ısısı takibi, adetin 21-23. Günlerinde progesteron hormonu bakılması, beklenen adet kanamasından 3-4 gün önce rahim içinden örnekleme (endometriyal biyopsi) yapılması, ultrasonografi ile yumurtlama hücresinin takibinin yapılması şeklinde yöntemler kullanılabilir. Ayrıca FSH, TSH ve prolaktin hormonlarının bakılması gerekmektedir.

Ultrasonografi ile yumurta hücresi takip edeni

B.) Yumurtalık kanalları (tuba uterina) ve karın iç zarına (periton) ilişkin nedenler: hanım kısırlığındaki nedenlerin % 30-40 kadarını oluşturur. Kanallardaki başlıca problemler, daha önce geçirilmiş iltihabi hastalıklar, endometriozis yada geçirilmiş ameliyatlara bağlı gelişen yapışıklıklar ve tıkanma nedeniyle doğar.
Yumurtalık ve kanal çevresinde gelişmiş yoğun yapışıklıklar.
Karın iç zarında (periton) endometriozise bağlı odaklar ve yapışıklıklar da gebeliği olumsuz etkisinde bırakır.
Rahim peşinde, yumurtalık ve kanalların çevreında endometriozise bağlı yapışıklıklar.
Kanalların değerlendirilmesi ve endometriozis teşhisi için rahimin ilaçlı filmi (histerosalpingografi-HSG) ve laparaskopi yapılmalıdır.
C.) Rahimden meydana gelen faktörler: Belli sayı ve büyüklükteki myomlar, polipler, rahim içi yapışıklıklar (kürtajlardan sonra gelişebilir) ve rahimdeki doğumsal anomaliler kısırlığa sebep olabilir.
Rahimden kaynaklanan faktörlerin teşhisi için rahimin ilaçlı filmi (HSG), ultrasonografi bazen de MRI kullanılabilir.
D.) Rahim ağzından kaynaklanan sebepler (servikal faktör): Olguların %5 kadarından sorumludur. Bu bölgedeki bazı negatif faktörlerin adam hücresinin (sperm) geçişini negatif etkilemesi sebebiyle oluşur. Cinsel birleşme sonrası yapılan bazı testlerle değerlendirilir.
E.) nedeni belirlenemeyen olgular: tüm bu incelemelere rağmen bir sorun tespit edilemeyen kısırlık vakaları da mevcuttur. Bunlara “açıklanamayan kısırlık” vakaları denir. %10’luk bir orana sahiptir.

Kısırlığın tedavisi nasıl yapılır?

B.) Rahimdeki myom, polip, yapışıklık ve doğumsal anomaliler değişik ameliyat teknikleri ile tedavi edilebilir.
C.) Rahim ağzından kaynaklanan problemlerde aşılama önerilir.
D.) Sebebi bilinmeyen kısırlık vakalarında da aşılama yada tüp bebek tedavileri önerilir.
Tedavi altta yatan nedenlere bakılırsa yapılır.
1-) erkeğin tedavisi ürologlar tarafında düzenlenir.
2-) Kadındaki yumurtlama bozuklukları ilaçlarla tedavi edilir
a.) Kanallar tamamen tıkalı, hanım genç ve birden fazla çocuk istiyorsa, ameliyatla kanalların açılması denenebilir. Bu yöntem uygun değilse yardımcı üreme teknikleri (tüp bebek) önerilir. Endometriozise bağlı çikolata kistleri, yapışıklıklar ve diğer lezyonlar laparaskopi ile tedavi edilebilir.

Tedavi yönteminin belirlenmesinde kadının yaşı, kısırlık süresi, tedavi sürecine tahammül edebilme şeklinde faktörler rol oynar. Sebebi bilinmeyen uzun devam eden kısırlık vakalarında çiftlerin üzerinde çok yoğun bir psikolojik baskı vardır. Bu da tedavi sürecini negatif etkiler. Ruhsal baskının en güzel örneğini, bu çiftlerin çocuk beklentisi kalmadıktan birkaç yıl sonra kendiliğinden çocuk sahibi olabilmeleri göstermektedir. Hakikaten seneler boyu tedavi görüp, umutlarını kaybeden çiftler, bir süre sonra kendiliklerinden çocuk sahibi olabilmektedirler.

Tipik ağrı nöbetleri; çoğu zaman dinlenme halinde veya sakin durumda etkili olur; genellikle gece veya sabah erken saatlerde görülür. Ani başlangıçlıdır. Yanlarda (lumbar bölgede) gittikçe artan ağrı başlar, karın bölgesine doğru yayılır. Kasıklara, testis yada labialara yayılabilir. Ağrı kıvrandırıcıdır ve ağrı varlığında sakin durmak imkansızdır. Taşa bağlı ağrınız var ise; oturur, kalkar, yürür, uzanır ve rahatsız eden şeyden kurtulmak için devamlı hareket edersiniz.

Başka ne şeklinde emareler olabilir?

Tipik olan ağrı ile beraber idrar şikayetleri de olabilir. İdrar yapma ile yanma hissi, idrarın kırmızımsı veya pembe renkte, kanlı gelmesi görülebilir. Taş hastalarında, tıkanıklığa bağlı olarak farklı derecelerde enfeksiyonlarda sık görülmektedir. Ağır enfeksiyon tablosu oluşabilir bu durumda bulantı kusma ve ateş sıklıkla vardır.

Tüm taşlar direkt filmlerde görülebilir mi?

Taşların çoğunluğunun direkt filmlerde değişken derecelerde görülebilmesine karşın bu filmlerde görülmeyen taşlar da vardır. Ek olarak bu filmlerde taşların görülebilmesi için belirli boyuta ulaşması gereklidir.

Nasıl tanı konur?

Taşların birçoğunun belirlenebildiği ergonomik bir tanı yöntemi olan ultrasonografi ek olarak böbreklerin değerlendirilmesine olanak tanır. Beraberinde idrar tahlili ile idrar özellikleri, kristal varlığı, kanama ve enfeksiyon olup olmadığı belirlenir. Gerektiğinde ve girişimsel tedavi şekilleri düşünülen hastalar da IVP (ilaçlı böbrek filmi-kontrastlı üriner sistem grafisi) çekilebilir. Tomografinin gerekli olduğu durumlar da vardır.

Böbrek taşında tedavi alternatifleri nelerdir?

Böbrek taşları; seçilmiş hastalarda belirli bir boyuta kadar ESWL( Extracorporeal Shock-Wave Lithotripsy)(Taş Kırma) ile tedavi edilebilir. Cerrahi yöntemlerden Perkütan Nefrolitotomi şeklinde kapalı ameliyatlar ve açık ameliyatlar da uygulanmaktadır.

Taş hastalığının tedavisinde;

İdrar yolu enfeksiyonları önleme veya tedavi etme,
Taş analizi sonucu taşın içeriği öğrenilerek diyetin düzenlenmesi,
Gerekiyorsa metabolik araştırma yapılarak taş oluşum nedenin bulunması ve tedavi edilmesi önem taşır.

Üreter taşları

Üreter taşları hangi şikayetlere yol açar?

Üreter taşlarında şikayetler ağrı, bulantı kusma şeklinde olabilmektedir. Üst üreter taşlarında ağrı yan bölgede olup, sırta ve kasığa doğru yayılır, testislere vurabilir. Alt üreter sırta ve kasığa doğru yayılır, testislere vurabilir. Alt üreter taşlarında ek olarak idrar yapma ile yanma , sık idrara çıkma, acil işeme isteği olabilir ve penis köküne, vajinaya vurabilir.

Nasıl tanınır?

Direkt film ile veya ultrasonografi ile belirlenir. İntravenöz pyelografi (IVP-ilaçlı böbrek filmi) ile idrar yolları ve böbreğin durumu incelenebilir. İdrar tahlili ile kanamanın, enfeksiyonun varlığı belirlenir.

Üreter taşlarının düşme olasılığı var mıdır?

Her üreter taşı bir girişimi gerektirmeyebilir. Genel olarak üretere dışardan bir bası yada içerde bir darlık yoksa çapı 4-5mm taşların kendiliğinden düşme mümkünlığı yüksektir. Bu çaptaki üst üreter taşlarının % 29-98’i, distal üreter taşlarının %78-98’i, düşebilmektedir. Daha önce taş düşürmüş olanlarda sonradan gelişen taşların düşmesi daha basit olabilmektedir.

Hangi durumlarda bir girişim gereklidir?

Üreter taşlarında girişim yapma kararı vermede önemli bir ölçü böbreğin gördüğü hasar durumudur. Eğer böbrekte çalışma bozukluğu, enfeksiyon, ciddi derecede böbrek genişlemesi(şişmesi) benzer biçimde durumlar var ise veya tek böbreklilerde veya diğer böbrek çalışması bozuk ise girişim için süre kaybedilmemelidir. Kendiliğinden düşmenin tolere edilemediği ve iş veriminin düştüğü durumlarda da girişim yapılabilir. Tam üreteral tıkanıklık var ise iki haftadan önce girişim yapılması şarttır, 6 haftayı geçerse böbrekte geri dönülmez hasar gelişir.

Ağrının geçmesi her vakit taşın düşmüş olduğunu mu gösterir?

Ağrının kaybolması çoğu süre iyileşme olarak algılamaktadır, bu konum son aşama tehlikelidir. İdrar geçişine engel olmasının yarattığı böbrek hasarı unutulmamalıdır. Küçük taşlar hareketli olmaları sebebiyle daha fazla ağrı ve şikayete yol açabileceği, büyük taşların ise hareketsiz olmaları sebebiyle daha azca ağrı yaptıkları bilinmelidir.

Nasıl tedavi edilir?

ESWL(taş kırma) ve endoskopik (kapalı) veya açık cerrahi yöntemler tercih edilir. Taşın ebatlarına, yerine ve idrar kanalları ile böbreklerin durumuna nazaran belirlenir.