Doğurganlık çağındaki bir çiftin herhangi bir doğum denetim yöntemi kullanmadan, en az bir yıl tertipli cinsel ilişkiye girmesine rağmen gebeliğin oluşmamasına “kısırlık” (infertilite) denir. Daha önceden hamile kalmış veya çocuğu olan bir çiftin, istemesine karşın gebe kalamamasına ise “sonradan gelişen kısırlık” (sekonder infertilite) denir.

Üreme çağındaki evli çiftlerin ortalama % 10-15 kadarında kısırlık mevcuttur. Kısır çiftlerde yapılan incelemelerde %40’ında nedenin erkekte, %40 kadarında hanımda, %10’unda hem adam hem kadında olduğu belirlenmiştir. %10 çiftte ise herhangi bir neden bulunamamaktadır. Bu duruma açıklanamayan kısırlık denilir. Gelişmiş toplumlarda eğitim ve kariyer beklentileri nedeniyle çocuk isteğinin ileri yaşlara ertelenme eğilimi mevcuttur. Hanımlarda 30’lu yaşların sonları ve 40’lı yaşların adım atarında yumurtalık rezervleri ve doğurganlık kapasitesi azalmaya başlar. Bu konum daha fazla çiftin yardımcı üreme yöntemlerine (tüp bebek) başvurması sonucunu doğurur. Ülkemizde kısırlık sadece ilgili çifti değil, geniş bir toplumsal çevreyi de etkilemektedir. Özellikle tedavi sürecinin uzadığı durumlarda, bu çiftler üstlerinde çok büyük bir sosyal ve psikolojik baskı hissetmektedirler. Aslen bu durum da tedavi sürecine negatif tesir yapmaktadır.

Kısırlık sebebiyle başvuran çift nasıl değerlendirilir?

Çift birlikte değerlendirmeye alınır. Cinsel hayatları, beraberlik sıklıkları sorgulanır.
1.) Öncelikle erkekte meni tahlili (spermiogram) istenir. Üç normal cinsel perhizden sonra yapılan meni tahlili değerlendirilir. Miktarı 2 ml den fazla, hücre sayısı (sperm) ml. De 20 milyondan fazla, hücrelerin hareketlilik oranı % 50′ den fazla, normal hücre oranı % 30’dan fazla olmalıdır. Meni tahlilinde anormallik tespit edilen kişiden bir süre sonrasında ikinci bir tahlil istenir ve değerlendirilmek üzere bir üroloji uzmanına gönderilir.
2.) Kadındaki kısırlık nedenleri 4 başlık altında incelenebilir.
A.) Yumurtlama bozuklukları: Kadındaki kısırlık sebeplerinin %30-40 kadarını oluşturur. Hanımın adet düzeni normal, adet döngüsü 25-35 günler içinde ise ( bir adetin ilk gününden diğer adetin ilk gününe kadar geçen süre) genellikle yumurtlama problemi gözlenmez. Kadında yumurtlamayı tespit edebilmek için vücut ısısı takibi, adetin 21-23. Günlerinde progesteron hormonu bakılması, beklenen adet kanamasından 3-4 gün önce rahim içinden örnekleme (endometriyal biyopsi) yapılması, ultrasonografi ile yumurtlama hücresinin takibinin yapılması şeklinde yöntemler kullanılabilir. Ayrıca FSH, TSH ve prolaktin hormonlarının bakılması gerekmektedir.

Ultrasonografi ile yumurta hücresi takip edeni

B.) Yumurtalık kanalları (tuba uterina) ve karın iç zarına (periton) ilişkin nedenler: hanım kısırlığındaki nedenlerin % 30-40 kadarını oluşturur. Kanallardaki başlıca problemler, daha önce geçirilmiş iltihabi hastalıklar, endometriozis yada geçirilmiş ameliyatlara bağlı gelişen yapışıklıklar ve tıkanma nedeniyle doğar.
Yumurtalık ve kanal çevresinde gelişmiş yoğun yapışıklıklar.
Karın iç zarında (periton) endometriozise bağlı odaklar ve yapışıklıklar da gebeliği olumsuz etkisinde bırakır.
Rahim peşinde, yumurtalık ve kanalların çevreında endometriozise bağlı yapışıklıklar.
Kanalların değerlendirilmesi ve endometriozis teşhisi için rahimin ilaçlı filmi (histerosalpingografi-HSG) ve laparaskopi yapılmalıdır.
C.) Rahimden meydana gelen faktörler: Belli sayı ve büyüklükteki myomlar, polipler, rahim içi yapışıklıklar (kürtajlardan sonra gelişebilir) ve rahimdeki doğumsal anomaliler kısırlığa sebep olabilir.
Rahimden kaynaklanan faktörlerin teşhisi için rahimin ilaçlı filmi (HSG), ultrasonografi bazen de MRI kullanılabilir.
D.) Rahim ağzından kaynaklanan sebepler (servikal faktör): Olguların %5 kadarından sorumludur. Bu bölgedeki bazı negatif faktörlerin adam hücresinin (sperm) geçişini negatif etkilemesi sebebiyle oluşur. Cinsel birleşme sonrası yapılan bazı testlerle değerlendirilir.
E.) nedeni belirlenemeyen olgular: tüm bu incelemelere rağmen bir sorun tespit edilemeyen kısırlık vakaları da mevcuttur. Bunlara “açıklanamayan kısırlık” vakaları denir. %10’luk bir orana sahiptir.

Kısırlığın tedavisi nasıl yapılır?

B.) Rahimdeki myom, polip, yapışıklık ve doğumsal anomaliler değişik ameliyat teknikleri ile tedavi edilebilir.
C.) Rahim ağzından kaynaklanan problemlerde aşılama önerilir.
D.) Sebebi bilinmeyen kısırlık vakalarında da aşılama yada tüp bebek tedavileri önerilir.
Tedavi altta yatan nedenlere bakılırsa yapılır.
1-) erkeğin tedavisi ürologlar tarafında düzenlenir.
2-) Kadındaki yumurtlama bozuklukları ilaçlarla tedavi edilir
a.) Kanallar tamamen tıkalı, hanım genç ve birden fazla çocuk istiyorsa, ameliyatla kanalların açılması denenebilir. Bu yöntem uygun değilse yardımcı üreme teknikleri (tüp bebek) önerilir. Endometriozise bağlı çikolata kistleri, yapışıklıklar ve diğer lezyonlar laparaskopi ile tedavi edilebilir.

Tedavi yönteminin belirlenmesinde kadının yaşı, kısırlık süresi, tedavi sürecine tahammül edebilme şeklinde faktörler rol oynar. Sebebi bilinmeyen uzun devam eden kısırlık vakalarında çiftlerin üzerinde çok yoğun bir psikolojik baskı vardır. Bu da tedavi sürecini negatif etkiler. Ruhsal baskının en güzel örneğini, bu çiftlerin çocuk beklentisi kalmadıktan birkaç yıl sonra kendiliğinden çocuk sahibi olabilmeleri göstermektedir. Hakikaten seneler boyu tedavi görüp, umutlarını kaybeden çiftler, bir süre sonra kendiliklerinden çocuk sahibi olabilmektedirler.

Penis boyu ile ilgili sorular bir üroloğa en çok danışılan mevzuların başında gelmektedir. Bu mevzuda erkekler içinde hurafelerle dolu hatalı bir bilgilenme söz mevzusudur. Bununla beraber organik olarak, penis büyütme operasyonları da internet dünyasında maksimum araştırılan konulardan birisi olmuştur. Öncelikle şunu belirtelim çoğu birey için penis büyütme boy uzatma ameliyatları son derece gereksiz bir işlemdir ve de bir çok riski de bununla beraber getirir. Peki bu konudaki bilimsel doğrular nedir?

Penis dediğimiz organ, bir erkekte çok güzel işleyen büyük bir sistemin yalnız dışta görünen minik bir parçasıdır aslen. Cinselliği yalnız penise indirgemek ise bu muhteşem dizayn edilmiş sisteme yapılan en büyük haksızlıktır. Damarsal yapılar, sinirsel ağ, süngerimsi doku, testisler, sperm keseleri, prostat, dikleştirici bağlar, omurilik ve beyinde yer alan ana merkezler uyum içinde çalışarak ereksiyon (sertleşme) ve ejakülasyonu (boşalma) sağlar. Ayrıca yadsınmaz halde ruhsal alt yapı, beş duyu ve duygular bu sistemin başlatılması ve sürdürülmesine olanak tanır. Kuşkusuz her insanın penisi kendine özgüdür ve kimsenin ki kimseye tam olarak benzemez. Bazılarında biraz küçüktür büyüktür, incedir kalındır, hafifçe eğridir düzdür…Vs. Bu genetik bir özelliktir ve dışarıdan müdahalelerle basit basit değiştirilemez. Iyi mi boyumuzu uzatmak mümkün olamıyor ise penisi de büyütmek o kadar rahat bir iş değildir.

Yapılan araştırmalarda sonucunda ve tüm dünyayı göz önünde bulundurduğumuzda sertleşmiş (erekte) bir penisin, kökten uca 8 ila 18 cm arası olması tıbben tamamen normal bir durumdur. Tüm erkeklerin %99’unun penis boyutu 8-18 cm, %90’nın ise 10-16 cm arasında değişmektedir. Tıbben bir tek 8 santimetre altı, ufak penis (mikropenis) (%0,5) olarak değerlendirilir ve bu da altta yatan hormonal bir eksikliğe bağlı gelişmiş olabilir. Bu mevzuda tıbbi araştırmaya ve gerekirse ilaç tedavisine ihtiyaç olabilmektedir. Ülkemizde yapılan geniş çaplı bir araştırmada ise Türk erkeklerinin penis boyu ortalaması 13,7 cm olarak saptanmıştır. Yapılan bir derleme çalışmasında da tüm dünya ortalaması 13,1 santimetre bulunmuştur. Hepimizin bilmiş olduğu benzer biçimde bu konuda ırksal farklılıklar çok fazladır. Uzak doğuda erkeklerde penis boyu dünya averajının altında kalırken, Afrikalı erkeklerde ortalamanın üzerine çıkar.

İkinci önemli mevzu; hanım cinselliği açısından penisin boyunun hemen hiçbir önemi olmayışıdır. Çünkü vajina penise göre şekil alan elastiki bir organdır ve yalnız ilk 3-4 santimetrelik giriş kısmı zevk almada işlev görür. Orgazm için ise asıl önemli organ klitoristir. Hiçbir kadın, penis boyu ile ilgili olarak bir beklenti içinde rahat rahat olmaz. Kadınların seks sırasında temel beklentileri, partnerlerinin onları şehvetle arzulaması ve vajinal ıslanma için kafi süre cinsel uyarı alabilmektir. Buna gün içinde yapacağınız duygusal jestleri de eklerseniz bir hanımın istediği hemen her şeyi esasen karşılamış olursunuz. Penis boyunun hanım cinselliği ile ilgilisi oldukça sınırı olandır. Hatta birazcık kısa ve kalın yapılı penisler vajina girişini daha çok uyardığı için tercih bile edilirler.

Erkeklerde penisin işlevinden çok boyuna odaklanmak “performans anksiyetesi” dediğimiz başka bir duruma yol açar. Sonucunda birey zaman içinde cinselliğe olan ilgisini kaybeder ve ereksiyon problemleri yaşamaya adım atar. Aslen temeldeki problem penis boyutu olmamasına rağmen bütün suç penis yüklenir. Bu konuda doğru bilgilenmek sağlıklı cinsel yaşam açısından çok önemli bir mevzudur. Yine belirtelim 8-18 cm arası tüm penisler normaldir yeteri oranda zevk alır ve verir. Oysa günümüzde özellikle porno film sektörü, ortalamanın çok üzerinde kalan penis boyuna haiz beyaz erkekleri kullanarak büyük bir mit oluşmasına sebep olmuştur. Porno oyuncuları çoğunlukla genelin yalnız %0,5’inde görülen 18 santimetre üzeri penis haiz erkeklerdir ve bu da abartılı bir ideal penis boyunun toplumda yerleşmesine neden olmaktadır. Oysa bu boyutta penise haiz adamların bir çoğu özel yaşamlarında partnerde ağrıya sebep olması sebebiyle bazı ilişki sorunları yaşarlar. Ve de tertipli birliktelik kurmakta zorlandıkları bilinmektedir.

PENİS BÜYÜR MÜ?

İnternet dünyasında penis büyüttüğü iddia edilen takviye ilaç ve kremlerin hiçbir bilimsel kıymeti yoktur. Bunlar tamamen kişileri aldatmaya yönelik ticari çalışmalardır. İçeriğinde ne işe yaradığını bilmediğimiz bu kimyasallar, parasal kaybın haricinde size çok büyük yan etkiler olarak da geri dönebilir. Yine penis büyütücü olarak satılan vakum cihazları da bu mevzuda işe yarayan aletler asla değildirler. Aksine sağlıklı peniste yer alan kapakçık sistemlerini bozabilir ve kalıcı ereksiyon problemlerını yaşamanıza da sebep olabilirler. Vakum cihazları penis büyütmek için değil venöz kaçak hastalığı sebebiyle ereksiyon problemi olan erkeklerde ereksiyonu sağlayabilmek için kullanılabilen yardımcı cihazlardır.

Penis boyu takıntının önemli bir pratik yansıması ise penis büyütme veya uzatma ameliyatlarının gelişigüzel yapılıyor olmasıdır. Bu ameliyatlarda aslında uzatılan penis boyu değildir. Penisin içeride kalan kök (krus) kısımlarının dışarı çıkarılmasına yönelik bir operasyondur. Bu fakatçla önce dikleştirici görevi olan bağlar kesilir ve penis kökü böylece serbestlemiş olur. Sonrasında da dokuyu büzücü dikişler desteğiyle de kök kısmı dışarıya çıkarılmaya çalışılır. Bu operasyon 1-3 santimetre lik bir dışta görülen bir uzamayı sağlayabilir fakat bir çok dezavantajı da beraberinde getirebilir. Bunlar;

1- Dikleştirici bağlar (süspansuvar ligamanlar) kesildiği için penis sertleşince yukarıya bakmamaya başlar. Artık sertleşen penisin açısı öne ve aşağı doğru gerçekleşir.
2- Büzücü dikişler (v-y plasti) kasıkta (infrapubik) çirkin bir görünüm bırakabilir. Doku estetiği kalıcı bozulabilir.
3- Penisi kalınlaştırmaya yönelik dolgu materyalleri yada implantlar penis duyusunu bozabilir ve zevki azaltabilir. Ereksiyon problemleri başlayabilir.
4- Penise meydana getirilen cerrahi girişimler ruhsal açıdan çok rahatsız edici olabilir. Alt benlikte özgüven sorununun daha da ağırlaşması ile sonuçlanabilir. Bazı kişilerde ise geçmişte bastırılmış ruhsal travmaların hiç beklenmedik biçimde yine uyanışını tetikleyebilir.

Bu sebeplerle penis büyütme ameliyatlarını ürologlar olarak özel istisnai durumlar haricinde önermiyoruz. Özellikle bu operasyonları göğüs büyütme ameliyatları ile asla eş tutmamak gerekir. Penisin boyutu ile ilgilenmek yerine düzenli spor yapmak, dengeli beslenme ve kilo denetimi ile cinsel performansı arttırmaya çalışmak çok daha akılcı bir yol olacaktır. Belki çoğu insan beden boyunun da birazcık daha uzun olmasını elbette isterdi. Bu son aşama insani bir hayaldir fakat gerçekleşmesi pek mümkün değildir.

Kısa boylu insanoğlu uzun boylu insanlara göre daha başarısız bireylerdir asla denemez elbet. Bunu hepimiz bilir ve ciddi mesele haline de getirmez. Penis boyu mevzusunda da bunu öyle düşünüp bedenimizle barışık yaşamak çok çok önemlidir. Sağlıklı cinsel yaşam için en gereksiz konuyu en öne alıp takıntı haline getirmemizin ne bizlere ne de partnerimize en minik bir faydası yoktur.

Cinsel ilişkilerin çok daha iyi olabilmesini elde eden kayganlaştırıcı jel iyi mi kullanılır sorusu birkaç püf noktaya sahiptir. Su bazlı ve yağ bazlı olmak üzere ikiye ayrılırken prezervatifli durumlarda mutlak surette su bazlı jeller tercih edilir. Vajinal bölgede olabilecek kuruluk durumlarının ortadan kaldırılması için kullanımı gerekli olan kayganlaştırıcı jel ile çok daha iyi bir performans kazanılır. Mevcut tatlandırıcı ekli alternatifleriyle de çok daha iyi bir avantaj sunan ürünlerin kullanımıyla istenilenlerden çok daha fazlası kazanılabilir. Peki, kayganlaştırıcı jel nasıl kullanılır?

1 Kayganlaştırıcı Jel Kullanımında Püf Noktalar
2 Kayganlaştırıcı Jel yararları

Kayganlaştırıcı Jel Kullanımında Püf Noktalar

Kayganlaştırıcı jellerin kullanımı kuruluk hallerinin geçirilmesi içindir. Gün içinde yaşanabilecek negatif durumlarda dahi kuruluk oluşabilirken kadınlar için büyük bir sorun halini de alabilir. Ek olarak emzirme durumlarının da kuruluğa sebep olduğu bilinir. Kullanımına dair ise bazı hususlara dikkat edilmelidir. Prezervatif olması halinde yağ bazlı jellerde farklı yan etkiler ortaya çıkabilir. Bu tarz şeylerin olmaması için mutlak surette kayganlaştırıcı jel iyi mi kullanılır sorusunun cevapları bilinmelidir.

Vajina ve penis yüzeyine sürülerek kullanımı olurken ürün markası ve kalitesi de belirleyicidir. Bundan dolayı web üzerinden çok daha uygun fiyatlı olan kalitesiz ürünlerin alımı önerilmez. Emin olmayan kayganlaştırıcı jel ne işe yarar sorusu büyük bir belirsizliği de beraberinde getirir. Cinsel ilişkiye başlamadan önce kullanılırken hem de çok aşırı sürülmesine de gerek yoktur. Bölgede mevcut kuruluğun geçirilmesi yeterlidir.

Kayganlaştırıcı Jel faydaları

Su bazlı olan kayganlaştırıcı jel ne işe yarar için ise farklı tesirleri görülebilir. Öncelikli olarak kuruluğun geçirilmesiyle cinsel hazzın yükseltileceği söylenebilir. Daha kolay bir halde ilişki sağlaması nedeniyle de tercih edilir. Ayrıca asla bir şekilde ilişki sırasında ağrı durumları da oluşturmaz. Daha kolay ve ağrısız bir ilişki amacıyla da kullanılabilir. Bölgede tahriş durumlarının oluşmaması da kayganlaştırıcı jel ne işe yarar sorusu için verilebilecek yanıtlar arasındadır. Ürünün sahip olacağı kalite ise kayganlık halinin daha uzun süre devam etmesini sağlar.

Bu amaç doğrultusunda ürünlerde kalitenin aranması da cinsel ilişkinin süresini belirler. Ek olarak performansıyla da çok daha kusursuz bir gece yaşamı yaşanabilir. Acı hissinin azaltılmasıyla partnerlerin birlikte zevk alması da kayganlaştırıcı jel ne işe yarar için önemli bir yanıt niteliği taşır.

Erkekler için çoğu zaman büyük bir kabusa dönen sertleştirme sorunlarında eczanelerde satılan sertleştirici krem ürünleri bir vazgeçilmezdir. Cinsel birliktelikleri çok daha iyi bir hale getirirken kişinin özgüven açısından problemler yaşamasını da büyük oranda engeller. Doktorlar tarafından önerilen sertleştirici krem ürünlerinin eczanelerden alınması ise çok daha güvenlidir. Çok daha ucuza web ortamında bulunma ihtimali olsa da düzmece krem ürünlerinin olduğu da bir gerçektir. Bundan dolayı ortaya çıkabilecek sorunların çok yüksek tesire haiz olması da kullanıcılarının kaçınılmaz ihtiyaç duyulan bir durumdur. Eczanelerde bulunan kremlerin en önemli markalarından Via Gel olurken problemi tam anlamıyla çözdüğünü de söyleyebiliriz.

Eczanelerde Bulunan Sertleştiriciler

Hali hazırda ereksiyon problemlerine sahip erkeklerin kullanımı için hazırlanan sertleştirici kremlerin kullanım talimatlarına tam olarak uyulması da şarttır. SGK kapsamında olmamakla birlikte ambalajlı bir halde bakanlık onaylı satılan ürünlerin yan tesirleri de bilinebilir. Orijinal olduğu kati olurken tereddüt edilmeden kullanılabilir. Bireyin kullanımı sonrasında direkt bir yan tesiri ise çoğunda yoktur. En büyük zarar ise tahriş olma durumu olarak bilinirken penis üzerinde yıpranma ortaya çıkarmamaktadır.

Sadece buna karşın çok hassas deri yapısına haiz erkeklerde bazı alerjik hastalıkların görülme olasılığı da yüksektir. Viagra krem kullanımı da bir fazlaca yaygın olurken lokal etkisi de gücünü arttırır. Uzun yıllardır Türkiye’de eczanelerde satılan sertleştirici krem ürünleri ilk kullanım ondan sonra etkisini gösterir. Gece süresince sertleşme hali sağlarken cinsel uyarılmalarla çok daha iyi bir performans sunar. Bununla birlikte partner açısından da kullanımı avantajlara haizdir. Sertliğin uzun saatlerde korunması içinde bu tip kremler tercih edilebilir.

Sertleştirici Krem Ürünleri Kullanımı

Hap ürünlerine bakılırsa etkisini çok daha hızlı göstermesi de krem ürünlerinin özellikleri arasındadır. Markalarıyla beraber mevcut doz durumlarına göre de tutarlarında değişim söz konusudur. Sağlıklı erkekler tarafından sertleşme amacıyla bu tip ürünlerin kullanımı günlük olarak yapılabilir. Ürün kullanımına başlamadan önce hem kullanım talimatları aynı zamanda varsa yan etkilerinin öğrenilmesi de şarttır. Negatif durumlarla karşılaşmamak

Hali hazırda hem erkek aynı zamanda kadınlar tarafından kullanımı söz konusu olan cinsel ilaçların sayısı bir fazlaca fazladır. Çok daha iyi bir cinsel ilişki yaşamak için cinsel güç artırıcı ilaçlar sağlık bakanlığı onaylı olmak zorundadır. Gerek penis sertliğinin oluşturulması gerek erken boşalma sorunlarına bir çözüm olabileceği benzer biçimde cinsel gücün çok daha yüksek olması da bununla beraber keyifli olmasını getirmektedir.

Ancak bu durumla birlikte tercih edilecek ilaçlarda belirleyici olur. Eczanelerden satışı yapılan bu tip ilaçların alınmasında herhangi bir sakınca yoktur. Kontrol edilmesinin yanı sıra bakanlık onayına sahip olması da cinsel güç artırıcı ilaçların eczanelerden güvenli bir halde alınmasını kaçınılmaz kılar. Sadece bazı durumlarda çok daha düşük fiyatlı olması yahut satın alma işleminin kimse tarafınca bilinmemesi için web siteleri de kullanılabilmektedir.

İnternet sitelerinde bulunan ilaçların önemli bir kısmı çok daha makul fiyatlarla satılsa dahi haiz oldukları etkiyi tam olarak bilmek söz mevzusu değildir. Alternatif olarak sunulan ilaçların sağlık bakanlığı onayının bulunmaması da riski bir kat daha arttırır. Özellikle viagra ya da benzeri ürünlerin sahtelerinin çok yaygın olması da telafisi bir fazlaca zor sağlık problemlerini da peşi sıra getirebilir.

Cinsel güç artırıcı ilaçlar sıhhat Bakanlığı onaylı olmak zorundadır. Bakanlık tarafınca ise çeşitli çalışmalar yapılırken düzmece cinsel güç artırıcı ilaçların satışını yapan sitelerin kapatılmasına da devam ediyor. Fiyata durumundan dolayı tercih edilmeleri halinde böbrek yahut mide başta olmak üzere vücudun çeşitli bölgelerinde problemler yaşanabilir. Hastalıkların hemen geçmeme halleri de görülebilir. Hap veya krem şeklinde de olabilen cinsel güç artırıcı ilaçların kullanımı da büyük önem taşır. Bundan dolayı yüksek dozda alınmaması, cinsel ilişki öncesinde kullanılması da uyulması gerekenler arasındadır.

Cinsel güç artırıcı ilaçlar sağlık bakanlığı onaylı olup çok daha yüksek tesire sahiptir. Bu sayede bireyin psikolojik sorunlar yaşaması da önlenirken özgüven kayıplarının telafisi de gerçekleşir. Partnerler içinde iletişimin daha iyi olması, mutluluk kazandırması da ilişkilerin uzun ömürlü olmasını kaçınılmaz kılar. Aksi durumda gerginliklerin başlamasıyla ayrılıklar ortaya çıkabilmektedir.